Logo

memleket

info@kirsehirmemleket.com

74 adet safkan arap tayı satılacak12 Haziran 2021

146 köşe yazısı

İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı

23 Kasım 2020, 14:29

Zaman geçiyor, devran dönüyor. Ve biz insanoğlunun başına birçok sıkıntılar acılar ve en önemlisi de hastalıklar ortaya çıkıyor. Neden bunlar yıllar içerisinde peş peşe anlamsız bir şekilde çoğalıyor. Cevap çok basit aslında hayatımızı kolaylaştırmak ve de ürünleri ucuza mal etmekten geçiyor. Bazıları ya biz bunu böyle yapmazsak dünyadaki insanları nasıl doyurur sözleri ise külliyen yalandır. Ancak bu maliyet gerçekten ucuza mı oluyor yoksa tam aksine daha mı pahalıya geliyor yazımı okuyunca anlayacaksınız. Hatta belki de bu sebepten dolayı bedelini canımızla mı ödüyoruz.  

Umarım televizyonlarda rastlamışsınızdır. Bundan elli yıl önce yediğimiz bir elmadan aldığımız faydayı kilolarca elma yemek zorunda olduğumuz anlatıyorlardı. Ve o elmayı yerken de içimize aldığımız zararın boyutları çok daha büyük. Kısacası bir insan bir ayda beş kilo elma yiyeceğine o dönemdeki doğal elmadan 5 tane elma yemesi hem daha sağlıklı hem de mideyi ve diğer organları çok fazla çalıştırıp zorlamaktan başka bir şey değil. Aradaki fark mı? Şimdi elma beş lira ise o zaman on beş lira olur ama tüketim miktarı azaldığından organlar yorulmaz. Obezite olmaz. Kullanılan miktar azalırken doğallık oranı artar. Alınan fayda artarken kimyasal zararların önüne geçilir.  

Zaten aşırı yemek, yemek mideyi ve diğer organları yormak obezitenin kapısını aralarken kalp damar, mide, bağırsak, karaciğer ve böbrek yetmezliği ve daha nicelerine sebep oluyor. Bunlardan en önemlisi de kanserdir. Öbür taraftan iyileşmek için içilen ilaçlar vücuda ek bir yük getiriyor. Onlarda özellikle karaciğer ve böbreklere bazen de mide bağırsaklara zarar veriyor. Diğer organları da zararları yadsınamaz. Bu arada ilaç firmaları milyarlarca dolarlık ilacı pazarlayıp para kazanıyorlar. Kısacasın her türlü zararı gören biziz.  

Bu sebeple özellikle tarımsal ve hayvansal gıdaların daha sağlıklı olabilmesi için tarımda tohumundan, gübresine, ilacına suladığımız suyuna kadar hatta birçok verilerinde doğal olması gerekiyor. Doğal süreçte üretilen ürünlerin toplama, taşıma sürecinde de zarar görmeden halka ulaştırılmalı. Eğer hazır gıdaya mesela konserve, salça ve diğer ürünlere dönüştürülecek olanlar ise kesinlikle insan sağlığına zararlı koruyucu kullanılmadan koruma kalkanı altına alınmalı.  

Besi ve süt için beslenen inekler, yumurta ve et için beslenen kümes hayvanları ve diğerlerinin yediği yemlerin organik olmalı, hayvanlara yapılan her türlü iğnelerden sonra etini sütünü insanlara ne kadar süre ile verilmemesi gerekiyorsa o süre zarfında insanlara verilmemeli. Hayvanın doğallığını etkileyecek hormon türü şeyler verilmemeli.  

Kısacası vatandaş yemek ve içmek için aldığı herhangi bir ürünün içinde sağlığa zararlı bir şey olmamalı. Dünyada eğer bu sistemi yerleştirmeyi başarırsak o zaman ne korona ne kanser nede benzerlerine insanoğlu teslim olmayacaktır. Elbette öleceğiz ama ölüm bu kadar basit olmamalı. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı.  

Oğlumun ve bütün diş hekimlerimizin, Diş hekimleri Gününü, kızımın ve bütün öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü candan kutluyorum. 

Sağlıcakla kalın, mutlu kalın.      

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir