Telefonları Uzun Süre Şarjda Bekletmeyin

Reklam
Reklamı Gizle

Telefonları Uzun Süre Şarjda Bekletmeyin

İnsan hayatına çok da uzak olmayan bir tarihte giren akıllı cep telefonları, hızla yayıldı ve yaklaşık 10 yıldır da nerdeyse her yıl birbirinden farklı model ve özellikleriyle yenilenmeye devam ediyor.

ABD’li bilgisayar devi IBM tarafından 1993 yılında piyasaya sürülen ve ilk ‘akıllı cep telefonu’ olarak bilinen cihaz, kısmen mini bilgisayar, kısmen çağrı cihazı, kısmen de faks görevi görüyordu. Ayrıca o dönemin de devrim niteliği sayılan hesap makinesi, takvim gibi uygulamaları da içinde barındırıyordu. ABD’li Handspring’ın 2002 yılında sektöre girmesi ile akıllı cep telefonlarında ‘tasarım’ konusu öne çıktı. Uygulama ve tasarım açısından yavaş yavaş ilerleyen akıllı cep telefonu pazarı, en büyük atılımını ise, Steve Jobs’un liderliğinde piyasaya sürülen iPhone markası ile yaptı. İlk dokunmatik ekrana sahip olan bu marka, akıllı telefon furyasını da başlatmış oldu. Bugün dur durak bilmeden devam eden akıllı cep telefonu furyası, internet erişimi, birbirinden farklı ve çeşitli uygulamalar ve en önemlisi de her yıl değişen ve gelişen tasarım telefonların piyasaya çıkmasıyla ilerliyor.
Günümüzün akıllı cep telefonları, artık tek başına internet erişimi için yeterli olmaktan çıkıp sahibine göre şekillenen yapay zeka yazılımlarıyla da destekleniyor.
Ancak insan hayatına hızla giren bu akıllı telefonlar, çoğu insan tarafından doğru bir şekilde kullanılamıyor. Akıllı telefonlar, özelliğini tam anlayamayan insanlar tarafından hatalı bir şekilde kullanılıyor. Hatalı kullanılan telefonlar ise, sıklıkla arızalanıyor ve tamire ihtiyaç duyuyor.

Nem elektroniğin en büyük düşmanı
Akbulut İletişim işletmecisi Fatih Akbulut, son yıllarda hızlı bir şekilde insan hayatına giren akıllı telefonlarda yaşanan kullanıcı hatalarına dikkati çekti.
Akbulut, tüm elektronik eşyaların belli bir süre sonra bozulabileceğine dikkati çekerek, “Elektroniğin girdiği her şey bir süre sonra bozulabilir. Çünkü ortamda nem dediğimiz bir olgu vardır. Nem de elektroniğin en büyük düşmanı. Nem ile temas eden elektronik eşyalar, bozulmayı hızlandırıyor” dedi.

Akıllı telefonların arızalanma nedeni, kullanıcı hatası
Nem faktörü ile birlikte, özellikle son yıllarda ortaya çıkan akıllı telefonların kullanıcı hatasından kaynaklı arızalandığına dikkati çeken Akbulut, “Telefonun bozulmasında telefonun bir hatası olmaz. Aldığınız bir telefonu kullanmayıp bir kenara koyun! 10 sene sonra açtığınızda aynı şekilde kullanırsınız, değişen bir şey olmaz. Telefonların bozulmasının nedeni, kullanıcı hatası. Tabii çoğu kullanıcı bunu kabul etmiyor. İnsanlar bir akıllı telefondan her şey bekler hale geldi” diye konuştu.

En büyük kullanıcı hatasının başında şarj konusu geliyor
Akbulut, akıllı telefonlarda meydana gelen en büyük kullanım hatasının şarj konusu olduğunu dile getirerek, şunları söyledi: “Özellikle şarj konusunda insanlar bilinçli değil. Cihaz zaten iki saatte kendisini şarj ediyor. Şarj olurken de ekranda ne kadar sürede dolacağının bilgisini veriyor. Ama kullanıcı telefonunu akşam prize takıyor, sabaha kadar şarjda bırakıyor. Bu durum hem cihazın bataryasının bozulmasını hızlandırıyor hem de elektrik israfına neden oluyor. Telefonu şarjdayken kullanmak da en büyük hatalardan biri. Çünkü telefonu şarjda kullandığınızda bir yerden akım girerken diğer yerden çıkıyor. En büyük hata da buradan kaynaklanıyor.”
Türk halkının çoğunun akıllı telefon kullanımda bilinçli hareket etmediğine değinen Altınok, insanların yeni çıkan bir şeyi çok çabuk ve bilinçsiz tükettiğine dikkati çekti.

İnsanlar akıllı telefonlara onca para veriyor ama doğru bir şekilde kullanmayı bilmiyor
Akbulut, tamir işinin tecrübe ve mantık gerektiren bir alan olduğunu da belirterek, “ Geçmişe baktığımda eski telefonların daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Şimdilerde telefonlar akıllandı ama insanlar akıllanamadı. İnsanlar akıllı telefonlara o kadar para veriyor ama doğru bir şekilde kullanmayı bilmiyor” şeklinde konuştu.

Fiyatların artması, tamir işinin azalmasına neden oldu
Akbulut, telefon tamiri ve aksesuar satımı yaptığından  söz ederek, tamir konusunda yaşanan sıkıntıları da dile getirdi.
“Dolar yükseldikten sonra tamir işi bitti diyebilirim. Dolar yükseldi, fiyatlar yükseldi. Dolar indi ama fiyatlar inmedi” diyen Akbulut, “Yani tamir için gerekli parçaların fiyatları arttı. Fiyatların artması da tamir işlerinin azalmasına neden oldu” dedi.

Esnaf olarak yaşadığımız en büyük sıkıntılardan biri, istediğimiz parçayı kolaylıkla bulamamak
Akbulut, tamir işi yapan bir işletme olarak yaşadıkları sıkıntılardan birinin ise, yurt dışından parça getirtmek olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Parça bulma konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Biz şirket olarak yurt dışından malzeme getirtiyoruz. Ama getirdiğimiz bu malzemeler, öncelikle ‘kaçak’ olarak nitelendiriliyor. Biz işletme olarak yurt dışından malzeme getirirken bu sıkıntıyı yaşıyoruz.
Ancak dünyaca ünlü bir siteden şahıs olarak istediğinizi sipariş verebiliyorsunuz. Ama şirket olarak siz parça getirdiğiniz zaman ‘kaçakçı’ oluyorsunuz. Şahıs olarak ise, istediğiniz parçaya, ürüne ulaşıyor ve herhangi bir sorun yaşamıyorsunuz. Biz esnaf olarak bunun sıkıntısını yaşıyoruz. İstediğimiz parçayı kolaylıkla bulamıyoruz.”

Haber Nurten Ceylan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir