Muş izlenimleri – 1

Reklam
Reklamı Gizle

Burası Muş’ tur

Yolu yokuştur

Adına bir türkü var

Her türkü de öykü var

Türküdeki Muş’ mudur

Yoksa adı Huş’mudur

Meşhur Yemen türküsü

Acep nedir öyküsü?

Taa Muş’tan Yemen’e

Gitmiş gençler Askere

Analar ve gelinler

Boşa bekler tezkere

Bir muş şiiriyle başladım yazıya.

Muş’ta Yemen Türküsü’nde geçen yokuşun Muş yokuşu olduğu ve Muş’tan Yemen’e giden askerler için yakılan ağıt olduğu iddiası çok kuvvetli.

Hatta Gıyaseddin Hoca, Yemen’e gittiğini ,Huş kasabasını da gezdiğini ve herhangi bir yokuş olmadığını da teyit etmiş.

Evet Muş, tatlı bir yokuştan oluşan 5-6 kilometrelik modern bir caddenin etrafına kümelenmiş, merkez nüfusu 100-120 bin arası bir il.

Kaldığımız yer bu cadde üzerinde konforlu bir otel

Yokuşun üst yani tepe kısmı eski Muş, ovaya doğru yeni yapılar oluşmuş.

Bütün binaların zemin katı ticari alan. Cadde boyunca her yer dükkan. En çok lokanta vb. yiyecek içecekle ilgi. Bunu konfeksiyon, GSM ve diğer ihtiyaca ilişkin dükkanlar izliyor.

Epey bir çağ ocağına benzer kahve/kıraathane var. Masa sandalye düzeni çok az. Çoğunluk tabure ve küçük sehpa kullanıyor.

Otantik bir Anadolu muhabbeti hemen kuruluyor.

Çayları taze ve lezzetli, hem de 1 lira.

Bir çay içtin, tekrar istemene gerek yok. Dur deyinceye kadar sürekli tazeleniyor.

İyi tarafı, içeride de dışarıda da sigara serbest. Bizim buralarda olduğu gibi, havaalanında yaşıyormuşsun muamelesi yapmıyorlar sigara içenlere.

Bir kısım zevat, o meşhur Muş tütününden sarılma tabakasıyla masada.

Bizim ekip 18 kişi. Yenişehir Havaalanı’ndan bindik uçağa. Ankara’dan öteye çorak topraklar ve uzun sıra dağlar sonrasında, Dicle’yi görüyorsun yılan gibi süzülerek gelip, çeşitli noktalarda oluşturduğu baraj göllerini seyrettikten sonra indik Muş havaalanına.

Havaalanında bekleyen münübüslere bindik. Bizim araba hayli renkli.

Gıyasettin ve Kutbettin Bingöl kardeşler, Tahsin Kara, Recep Kaygun, Ali Mollasalih, medyadan Ali Haydar Yıldırım, Samet Çıtak ve benden oluşuyor.

Muhabbet bol ve kaliteli.

Önce otelimize yerleştik.

Hani Nazım Hikmet’in Kurtuluş Savaşı Destanı’nda;

Ateşi ve ihaneti gördük,

Ve yanan gözlerle durduk bu dünyanın üzerinde,

Murat nehri, Canik dağları ve Fırat,

(…) gördü uzun dişli İngiliz’i.

Dediği bölüm var ya, işte Muş gezimiz önce, bu Murat Nehri üzerinde Murat Köprüsü ve etrafına yapılan rekraasyon alanını gezmekle başladı. Çok güzel mesire ve piknik alanları ve buna uygun ahşap yapılar inşa edilmiş. Bursa’da benzeri bir yer veya teras bulamazsınız.

Gezi sonrası hava kararınca yemeğe geçmeye karar verdik.

Muş’un en önemli lokantası, belediye ve valiliğin bulunduğu  merkezdeki parkın içinde olan ve adını da oradan alan Park Lokantası.

60 yıldır aynı yerde. Yemek olarak doğu ve güneydoğu mutfağı başta olmak üzere her şey var. Lezzetli ve bol kepçe.

İlk akşam yemeğimizi  Belediye başkanı, ilin siyasi parti temsilcileri ve ileri gelen eşrafla birlikte  burada yedik.

Yemekten sonra geçtik, Geleneksel Muş Evi’ne.

Ev kesme taştan, geleneksel Muş mimarisi şeklinde imar edilmiş.  Birkaç oda ve mutfaktan oluşuyor.  Tam bir muhabbet yeri.

Oturma sedir düzeni, önümüzde sehpalar. Sehpalarda, meyvası, çerezi her şey yığınla.

Tabi yemekte bulunan herkes iştirak etmiş vaziyette.

Yörenin ikinci kuşak yerel mizah ve türkü sanatçısı Cahido.

Cahido aynı zamanda Çukurca Mahallesi’nin 20 yıllık kıdemli  muhtarı.

Kürtçe ağıtlar ve türküler dinledik. Bir de bolca üç kağıtçı hoca fıkrası ve anektodu.

Muş Belediye Başkanı Feyyat Asya; Gıyaseddin Bingöl’ün annesi adına yaptırdığı kurs merkezi olan okulda, Muş kadınlarının ördüğü halı hediye etti hepimize.

Hava şansımıza çok güzel ve güneşliydi. Gece de yürünebilir ve dışarıda üzerine bir şey alarak oturulabilir seviyedeydi.

O derece yemeğe alışkın olmadığımız için otele yayan yürümeye karar verdik.

Yürüyüş sırasında Hoca’dan cadde üzerindeki okul vb. yerler  ve eski durumları hakkında bilgi aldık.

4 km. sonra otelimizin yanındaki kahve önünde taburelere kurulup, 3’er, 4’der çay yuvarladık ve bolca muhabbet.

İlk gün kahvaltı otelde. Diğer günler geleneksel yerlerde.

Anahtar Kelime:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir