ATATÜRK’ÜN TÜRK MİLLETİNE ÖĞÜTLERİ

Reklam
Reklamı Gizle


Cumhuriyetimizin kurucusu dahi lider, gecesini gündüzüne katıp Anadolu’yu düşman işkâl’ından kurtaran Mustafa Kemal Atatürk’ün bugün ölümünün 37. Yılında kendisini ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyoruz. Onun, Türk gençliğine ve yüce Türk milletine vasiyet niteliğinde verdiği öğütlerinden bir bölümünü değerli okurlarımla paylaşmak istiyorum. O diyor ki;
Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel senin, en kıymetli hazinendir.
İstikbalde dahi seni, bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, dâhili ve harici bedbahtların olacaktır. Bir gün, İstiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir.
İstiklal ve cumhuriyetine kast edecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilir.
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde, iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakrü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur. Ne Mutlu Türküm Diyene!
Onun genel olarak Türk Milletine verdiği öğütleri ise;

  1. Akıl ve mantığın çözemeyeceği konu yoktur.
  2. Bir parmağın ucundaki acıdan bütün organlar etkilenir.
  3. Bir toplumun iç kuruluşu ne kadar güçlü, dış ilişkileri de o ölçüde kuvvetli olur.
  4. Dinimiz, milletimize hakir, miskin ve zelil olmayı tavsiye etmez. Tam tersine Allah da, Peygamber de insanların ve milletlerin izzet ve şerefini korumayı emreder. [Şubat 1923]
  5. Bu ülke, geçmişte Türk’tü. Sonsuza kadar da Türk olarak yaşayacaktır.
  6. Bütün vatandaşlar kanun önünde eşit tutulmalıdır.
  7. Büyük başarılar, anaların yetiştirdiği seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. [1925]
  8. Büyük şeyleri yalınız büyük milletler yapar. [1925]
  9. Camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın, yatıp, kalkmak için yapılmamıştır. Camiler itaat ve ibadetle birlikte, din ve dünya için neler yapılması gerektiğini düşünmek, yani konuşulup danışmak için yapılmıştır. [1923]
  10. Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.
  11. Çok şey duyulur, fakat belgelenmiş olmaz. [1920].
  12. Düşünceler zorla, şiddetle, topla, tüfekle asla öldürülemez.
  13. Ekonomik açıdan zayıf olan bir millet, fakirlik ve yoksulluktan kurtulamaz. [1924]
  14. Fikirler cebir ve şiddetle, topla, tüfekle asla öldürülemez.
  15. Gerçeği konuşmaktan korkmayınız. [1926]
  16. Gerçek ortaya çıkınca, yalan yok olur. [1923]
  17. Gizli iş, gizli kalmaz. Er geç meydana çıkar. İyisi mi, başında açık olun, açık, açık.
  18. Güçsüz beyinler ve zayıf gençler, gerçeği kolayca göremezler.
  19. Hâkimiyet verilmez alınır. [1927]
  20. Hangi şey ki, akla, mantığa, milletin çıkarlarına, İslamiyetlin yapısına uygunsa hiç kimseye sormayın, o şey dindir. Eğer bizim dinimiz akla, mantığa uygun bir din olmasaydı, mükemmel ve dinlerin sonuncusu olmazdı. [Mart 1923]
  21. Hayat demek, mücadele demektir. Ancak böylece başarı elde edilebilir. [1923].
  22. İnsanlar, ferdi olarak çalışırlarsa, başarılı olmazlar.
  23. İslamiyet, son ve en mükemmel bir dindir. Ben bu dine mensup olmakla bahtiyarım.
  24. Kalpler, kırılarak değil, kazanarak başarı elde edilir. [21 Şubat 1935]
  25. Medeniyet demek, af ve hoş görü demektir.
  26. Medeniyet güçlü bir ışıktır. Ona ilgisiz olanları yakar, yok eder. [1925].
  27. Memleket ve millet işlerinde hatıra ve kardeşliğe bakılmaz.
  28. Milletimiz, dil ve din gibi kuvvetli iki fazilete sahiptir. Bu faziletleri, hiç bir kuvvet milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz da.
  29. Türk dili, dillerin en zenginidir. Türk milleti, dilini yabancı dillerin esiri olmamalıdır.
  30. Milli mücadeleye şahsi hırs değil, milli mefkûre ve milli onur sebep olmuştur.
  31. Namus sahibi olan kimse verdiği sözden dönmez.
  32. Neşeli olmayan insan ya hastadır, ya derdi vardır veya kibirlidir.
  33. Öleni görüyor, üç dakika sonra öleceğini biliyor, en ufak bir endişe göstermiyor; darılmak yok! Okuma bilenler, ellerinde Kur’an-ı Kerimi, cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler, Kelime-i Şahadet getirerek yürüyorlar. Bu, Türk askerlerindeki ruh kuvvetini gösteren, şaşılacak ve övülecek bir örnektir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Savaşını kazandıran, bu yüksek ruhtur.
  34. Sorumluluk yükü her şeyden ve ölümden de ağırdır.
  35. Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan, yapana sadık kalmazsa değişmeyen gerçek, insanı şaşırtacak bir nitelik alır. [1931]
  36. Türk demek, dil demektir.
  37. Türk milletindenim diyen insanlar, her şeyden evvel mutlaka Türkçe konuşmalıdır.
  38. Ulusal egemenlik, milletin namusudur, onurudur, şerefidir. [7 Şubat 1923)
  39. Yasalar, duygulara dayalı olarak yapılmamalıdır. [1921]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir