Ekim geldi sonra bir anda

Reklam
Reklamı Gizle

Merhaba dostlar yazmayalı o kadar zaman oldu ki ne yazsam nereden başlasam bilemedim.
Ama sonunda buldum. Aylar da ömrümüz gibi su gibi geçiyor.
Takvimden bir yaprak daha düştü ve ekim geldi.
Ekim deyince aklıma sarı gelir. Her sarı benim için bir ayrılık bir hüzündür.
Ekim ayında havalar ne çok sıcak olur ne de çok soğuk olur çoğunlukla. Kimilerine göre ağaçlar soyunurmuş, kimilerine göre bu çıplaklıktan utanıp yüzleri kızarırmış. Hayvanlar da kışa hazırlık yapmaya başlar Ekim ayında.
Aylardan en çok Ekim ayını severim. Yazın karmaşası biter, gelen giden azalır bu mevsimde. O güzel mavi deniz hüzünlenir, durulur. Ama bu kez kadınlarımız yorulur ama bu yorgunluk sevinç doludur.
Önce kışlık yiyecekleri hazırlama telaşı sarar cümle evleri. Biber, salatalık, patlıcan turşusu, salçası, çeşit çeşit reçeli ama soğuk kış gecelerinin olmazsa olmazı illaki tarhana çorbası. Ev hali bu iş kolay kolay biter mi?
Çocuklar üşümesin diye kalınlaşır örtüler. Önce yatak takımları değişir. Yazlıklar kalkar kışlıklar görücüye çıkar. Artık bir pantolon bir tişört devri de çoktan sona erdi. Geceleri kalın giyinmek ister.
Çoraptan gömleğe, pantolonda kazağa gardırop baştan sona değiştirilir. İnsanlar gibi evler de giyinmeye başlar. Temizlenip, kışa hazırlanmış halılar serilir temizlenmiş yerlere.
Bana göre Ekim sarı yaz tatili mevsimidir. Sahil kasabaları boşalıp hüzünlenmiş bir garip olmuştur bu mevsimde. O rahatsız edici sıcaklar yoktur artık. Geceleri daha rahat uyunur. Hatta bazen üşürüz.
İşte o yüzden Ekim’ i dört gözle beklerim, mutlu olabilmek için. O kavurucu yaz sıcaklarından sonra kışa özlem sayılır bugünler belki de bazıları için. Çünkü ben kış çocuğuyum.
Ben aylardan en çok Ekim ayını severim. Niye diye sorarsanız belki bir yazı daha geride bıraktığım için. En sevdiğim yazarlar, bir dizelerinde,
“Ekim de geldi sen gelmedin. Eylül toparlanıp gitti işte Ekim de gider bu gidişle… Turgut Uyar
Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz. Ekimdi… Cemal Süreya
Aşkın Ekimi Kasımı Olmaz ki… Ilık bir Ekim sabahında Ayaz bir Şubat akşamında ya da Temmuz güneşinde sevemez miyim seni? Severim. Hem de çok… D. İnal
Neyse ki biz ekimdik. Bitmezdik resimlerde. Sırasız dengesiz yapraksız öyle hem vardık hem de yoktuk. Biz sahi nereliydik? Edip Cansever” diye nitelemiş o günleri. Çünkü Ekim ayı, insan ruhunu önce ölüme hazırlar ve arkasından ağacın yaprakları gibi bir bir toprağa çekmeye başlar.
Belki Ekim ayını sonbahar, yaz ile kış mevsimi arasında bir köprü olduğu için, belki hüzün mevsimi olduğu için, belki de ben bu ayda doğduğum için. Ekim ayı bazılarına hüznü çağrıştırırken, bazılarına da aşkı çağrıştırır. Ama ben aylardan en çok Ekim ayını severim. Belki onun getirdiği serinlik insana sevmeyi öğrettiği için belki de sonbahar doyumsuz bir aşkın sonu olduğu için. Ben aylardan en çok Ekim ayını severim.
Çünkü Ekim’in rengi gök mavisidir. İnsana sakinlik ve huzuru verir. Bu renk insana aşkı ve güzelliği getirir.
Size bir sır vereyim mi maviyi çok severim, mor da beni dinlendirir.

Anahtar Kelime:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir